Hirfanlı Baraj Gölü'nde Yaşayan İsrail Sazanı (Carassius Gibelio (Bloch,1782))'nın Bakteriyel Bağırsak Florasının İncelenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, Hirfanlı Baraj Gölü’nde yaşayan Carassius gibelio’nun bağırsak florasındayer alan kültüre edilebilen bakterilerin izolasyonu, antagonistik aktivitelerinin belirlenmesi vemoleküler tanımlanmasını amaçlamıştır. Mart 2023’te elde edilen 6 sağlıklı bireyin bağırsakiçerikleri steril serum fizyoloji içerisinde homojenize edilip seri dilüsyonları sağlanmıştır.Nütrient agar (NA), Eozin Metilen Mavisi Agar (EMB), Eskülin Safra Agar (EBSA), De Man-Rogosa-Sharpe Agar (MRS) ve Bacillus Kromojenik Agar (BCA) besiyerlerine ekimyapılmıştır. NA’da 2.5×107–3.5×108 KOB/mL aralığında yüksek toplam bakteri yüküsaptanmıştır. Koloni morfolojisine göre 44 izolat saflaştırılmış; bunların arasından antagonistikpotansiyeli olan 6 izolat seçilmiştir (NK-7, NK-14, NK-36, NK-38, NK-40, NK-42). Agarkuyucuk (well diffusion) yönteminde bu izolatlar E. coli, K. pneumoniae, S. aureus, E. faecalis,B. subtilis, B. cereus ve Candida türlerine karşı antagonistik aktiviteleri test edilmiştir.Özellikle NK-36, NK-38, NK-40 ve NK-42 izolatlarının Gram-pozitif referans suşlara ve tümizolatların C. albicans ve C. tropicalis’e karşı antagonistik aktivite gösterdikleri tespitedilmiştir. 16S rRNA dizilemesi ve oluşturulan filogenetik dendogram analizleriyle NK-7izolatı Pseudomonas putida, NK-14 ve NK-36 izolatları Bacillus sp, NK-38 izolatıEnterobacter mori, NK-40 ve NK-42 izolatları Acinetobacter calcoaceticus olaraktanımlanmıştır. Bulgular, C. gibelio bağırsak florasının yüksek mikrobiyal yüke sahipolduğunu, Proteobacteria ve Firmicutes üyelerinin ağırlık kazandığını ve bazı izolatlarınpatojenlere karşı antagonistik etki gösterebildiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, kültürebağımlı yaklaşımın sınırlılıklarını (yalnızca kültürlenebilir fraksiyon) kabul ederek, seçilenizolatların akuakültürde biyokontrol/probiyotik aday olarak değerlendirilebilmesi için safratuzu ve düşük pH toleransı, epitele tutunma, güvenlik ve in vivo etkililik testleri ilemetagenomik doğrulama gerekliliğini vurgulamaktadır.












