Bozkurt, Yeni Bozkurt, Çınaraltı ve Doğu Dergilerine göre 1939-1950 Yılları Arası Türkiye ile Türk Dünyası Arasında Kültür Birliği Sağlamaya Yönelik Çabalar
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
1938 yılında Türk topluluklarının Ruslar tarafından Latin esaslı alfabeden Kiril alfabesinegeçirilmesiyle yaşanan dilde birliğin bozulması ardından II. Dünya savaşı patlak vermiş veTürkistan coğrafyasının özgürleşip Türkiye ile birleşmesi hayali Türk aydınları tarafından gündemetaşınmıştır. Fakat bu hayal Sovyetlerin savaşta galip gelmesi ile yerini siyasal birlik yerine kültürelanlamda birlikteliğin sağlanmasına bırakmış, kültürel anlamda Türk dünyasını birleştirmeninyolları ve yöntemleri konuşulmaya başlanmıştır. Türkiye’nin bu iki etken karşısında Türkistan’ayönelik siyaseti Bozkurt, Yeni Bozkurt, Çınaraltı ve Doğu Dergilerine göre incelenmiş olupTürkistan ve Türkiye arasında kurulmaya çalışılan kültürde birlik ideali için hangi yöntem vepolitikaların izlenmesi gerektiği dönemin aydınları referans alınarak aktarılmıştır. Türk dünyasındasağlanacak olan herhangi bir birliği ülke tehdidi olarak gören siyasi ve aydın gruplar bulunsa daçalışma kapmasındaki dergilerde yazarlık yapan ve birleştirici fikre sahip aydınlar bunun bir tehditolmadığını, tam tersi Türk Dünyası ile kültürel anlamda dahi birleşmenin Türkiye’ye kuvvetkazandıracağını savunmuşlardır. Bu bağlamda Türkiye- Türkistan arasında sağlanması planlanankültür birliği için ilk olarak dil birliğinin yeniden tesisi savunulmuş, bu konuda atılması gereken enönemli adımın dilde ve yazıda ortak bir paydada buluşulması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Dilbirliğinin sağlanması öncelik olarak görülse de toplumun Türk dünyasındaki kültürel bağınıkuvvetlendirmek ve Türk milli bilincini özellikle eğitimle tesis etmek kültür birliğinin sağlam vesürdürülebilir olması açısından oldukça önemli görülmüştür. Türk milletinin her alandakuvvetlenmesi Türk milli bilinci ile mümkün görülmüş, sağlanacak olan Türk kültür birliğinin deancak bu şekilde sarsılmaz hale geleceği konusunda ortak kanaate ulaşılmıştır. Kültürbirlikteliğinin tesisi yolunda dönemin tek bağımsız Türk cumhuriyeti olan Türkiye CumhuriyetiDevleti’nin dünya siyasetinde hatırı sayılır bir mevkiye gelmesi gerektiği ve bu şekilde diğer Türktopluluklarına örnek ve model olması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak Türkiye- Türkistanarasındaki kültür birliği için, 1938 yılında kesilen dilde birlikteliğin daha sağlam bir zemineoturtularak yeniden tesisi hedeflenmiş bu hedef de milli bilincin ve yüksek ahlaki değerlerinivsarsılmaz hale getirilmesi ile mümkün görülmüştür. Türkiye ve Türkistan arasında siyasi birlikhayalinin ise gerçekleşemeyecek bir ideal olarak Türk milletinin sinesinde kalması ve daimayaşaması gerektiği vurgulanmış, milli bilincin ancak bu şekilde sürdürülebileceği kanaatinevarılmıştır.












